retirez en magasin sous 2h
magasin dès le lendemain
4 fois sans frais par carte bancaire
sous 30 jours
Dernières recherches
ebook
Le saviez vous ?
Lisez votre e-book sur ordinateur, tablette et mobile grâce aux applications :
Coups de cœur Cultura
Tous les passeurs de culture peuvent partager leurs découvertes !
Tu as aimé ce produit ? Partage dès maintenant ton coup de coeur :
Bit pazarından aldığım, cebinden sentetik uyuşturucu çıkan kot pantolona okuduğum dualar, sonunda işe yaramıştı, ama elde ettiğim hap miktarı satmak için hala yeterli değildi. Şu da var ki pantolon çıldırmış olmalıydı. Bazen hiç hap üretmiyor, günler sonra tekrar hap vermeye başlıyordu. Düzenli üretim yapamadığımız için satmaya değecek kadar uyuşturucu biriktiremiyorduk. Ali de dua okuyordu, ama cünüp gezdiği için okudukları işe yaramıyordu. Daha iyi sonuç elde edemiyor olmamızın nedeni, dünyayı Allahın yarattığına, cinlerin de onun kulu olduğuna yeteri kadar inanmayışımız olabilir miydi? Bu işi bizden çok iyi bilen tarikat liderleri vardı. Acaba onlardan birini bulup, uyuşturucu miktarını artıran muska yazdırmayı mı deneseydik? 'Parası neyse çalışır öderiz' diye düşünüyordum. Bu konudaki düşüncemi ifade etmem üzerine Ali,
– İyice saçmaladın, dedi. Oldu olacak 'uyuşturucu sıçan pantolonumuz var, daha çok sıçsın diye muska yazdıracağız' de bari, daha anlaşılır olur. Yapma dostum. Uyuşturucu miktarını artıran dua mı olurmuş? Bir duyan olsa kıçıyla güler şu dediğine.
Ali'nin dalga geçiyor olması umurumda değildi.
Ne demek istediğimden emin,
– Neden olmasın, dedim. Meleklere müracaat etmiyoruz ya... Pek çokları gibi cinlerle irtibat kurmaya çalışıyoruz.
– Kurduğumuz irtibat şimdilik yeterli bana sorarsan. Yahu akıl var, yakın var. Duyanlar, sormaz mı, 'para miktarını artırmak için muska yazdırmak varken, uyuşturucu miktarını artıran muska yazdırmak nasıl bir akıl?' diye.
Kızgın bir sesle,
– Başkası sorabilir ama sen sorma, dedim. Başkası nasıl bir pantolon bulduğumuzu bilmiyor. Para üretmiyor, uyuşturucu üretiyor bu pantolon. Daha çok üretime ihtiyacımız var. Bu kadar hapla piyasaya çıkamayız. Bir defada yüksek miktarda para kazanacaksak daha çok üretim yaptırmamız gerek.
Bir süre konuşmadan yere bakan Ali,
– Birden çok kazanamayacaksak, az kazanalım. Ufaktan başlasak daha iyi değil mi? dedi. Birden zengin olamayacağımız belli ama bundan sonra parasız kalmayacağımız kesin.
Söylenenleri önemsemeyip başka ne yapabiliriz diye düşünürken Ali panikle,
– Telefonumu gördün mü? Bulamıyorum, dedi.
Sakin olmasına çalışırken,
– Nasıl bulamıyorsun? diye sordum.
Soruyla birlikte hayal dünyasında olduğumu fark ettim. 'Böyle hayal mi olur?' diye düşünürken kapı büyüklüğündeki duvara yaslı bir telefonun önünde durduğumuzu fark ettim. Ali şaşkınlık içinde telefona bakıyordu. Rüyada olup olmadığımızı düşünürken telefonun kapalı ekranında yeşile boyalı bir kapı belirdi. Kapının üzerindeki afiş büyüklüğündeki kâğıtta şunlar yazıyordu:
"Üç Harflileri Yönetme Eğitimi Kursu. Üç harflileri yönetmeyi istemez misiniz? Eğitim bakanlığından onaylı, manevi danışmanlarımızdan H'nin verdiği kursa katılarak istediğiniz büyüyü rahatlıkla yapabilirsiniz. Kayıtlarımız başlamıştır."
Tanıdık gelen bu ifadeler karşısında şaşkınlığımız bir kat daha arttı. Benzer kurslar olduğunu biliyorduk, ama bu kadarı olacak şey değildi.